YATIRIMCILAR BİR ŞİRKETTE NEYE BAKAR?

Yazılar Oca 10, 2020


Yatırımcılar, halka açık anonim bir şirkette hisse satın aldıklarında ilk önce neye bakarlar?

Tek kelime ile:

"Büyüme".

Halka açık anonim şirketler, Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile birlikte Sermaye Piyasası Kanunu’na (SPK) tümüyle tabi olan ve hisse senetleri halka arz edilmiş olan veya halka arzedilmiş sayılan anonim ortaklıklardır. Bu hisse senetleri BİST'de 2 piyasada işlem görebilir: Hisse Senetleri Piyasası (HSP) ve Gelişen İşletmeler Pazarı (GİP).

Şirketler Nasıl Büyür?


Yatırımcı bir şirkette ne görmek ister? Tabii ki satış ve gelirdeki büyümeyi, kârdaki büyümeyi, pazar payındaki büyümeyi ve bunun sonucunda hisse fiyatındaki büyümeyi görmek isterler.

Şirketler büyümek için birçok farklı strateji uygularlar, ancak bunlar temel olarak iki kategoriye ayrılır: organik ve inorganik.

Şirketlerde görülen organik büyüme, şirketlerin işlerinde görülen artış ve yeni iş geliştirme yoluyla büyüklüklerini, gelirlerini veya piyasadaki varlıklarını artırmasıyla görülmektedir. İnorganik büyüme ise diğer şirketlerin satın alınmasıyla gerçekleşir. Çoğu şirket, hem organik hem de inorganik yöntemlerle büyümeye çalışır.

Organik Büyüme: Artıları ve Eksileri


İnsanlar organik büyümeyi ifade ettiklerinde, esasen bir şirketin kendi faaliyetlerinden kaynaklanan büyümeye atıfta bulunurlar. Örneğin, bir şirket gazlı içecek yapma ve satma işindeyse ve bu içeceklerin satışlarının % 10 oranında arttığını görürse şirkette organik büyüme görüldüğünü söyleriz.

Şirketler kazançlarını belli dönemlerde rapor ederler. Belli periyotlarda yapılan satışlar ve gelirlerdeki artma/azalma bu raporlarda gösterilir.

Eğer sürekli olarak güçlü bir organik büyümeye sahip bir şirketle karşılaştıysanız, bu durum genellikle şirketin sağlam bir iş planına sahip ve bunu sürdürmede oldukça iyi olduğuna bir işarettir. Fakat bunların yanında bir şirketin yalnızca dahili işlemler yoluyla hızlı bir organik büyüme elde etmesi pek de kolay bir iş değildir. Çünkü şirketlerin piyasa koşullarına ve tüketici tercihlerindeki değişikliklere hızlı bir şekilde yanıt vermesi zor olmaktadır.

Gazlı içecek şirketini tekrar düşünelim. İnsanlar gazlı içecek alıp tadını çıkarmaya devam ettikleri sürece organik satışlar artış göstermeye devam edebilir. Peki alıcılar gazlı içecek yerine aromalı buzlu çay içmeyi tercih etmeye başlarlarsa ne olacak? Şirket bu durumda bir seçim ile karşı karşıya kalır. Mesela buzlu çay ürünü geliştirebilir ve piyasaya sunabilir, ancak bu biraz zaman alabilir ve çok fazla masraf gerektirebilir.

Bu nedenle şirketler rekabet avantajlarını korumak ve hissedarları mutlu etmek için inorganik büyümeye yönelirler.

İnorganik Büyüme: Artıları ve Eksileri


Diyelim ki yukarıdaki gazlı içecek sektöründeki şirket, tüketiciler aromalı buzlu çaya yöneldiği için pazar payını kaybediyor diyelim. Gazlı içecek şirketinin CEO'su yeni bir ürün yelpazesi kurmaya karar verebilir ancak bunun yerine şirketi dünyanın en büyük buzlu çay üreticisini satın almak için 1 milyar dolar harcamaya da yönlendirebilir. Böylelikle neredeyse bir gecede, şirketin pazar payı geri kazanılabilir.

Ancak satın almalar risksiz değildir. Bir firmayı diğerine entegre etmek çok fazla iş ve masraf gerektirir ve şirketler genellikle birbirleriyle çok bir uyum göstermezler.
Gazlı içecek şirketini ele aldığımızda, tüketicinin zevki buzlu çaydan enerji içeceklerine kayıyorsa ne olur peki? Ani bir şekilde gazlı içecek şirketi, buzlu çay gelirlerinin beklenenden daha düşük olduğunu rapor edebilir ve satışlarda büyük bir kayıp görebilir.

Bir Yatırımcı Olarak Nelere Dikkat Etmelisiniz?


Bir yatırımcı büyümenin sadece büyüme olduğunu iddia edebilir. Peki neden siz bir hissedar olarak bir şirketin organik veya inorganik büyüyüp büyümediğine bu kadar dikkat etmelisiniz?

Yatırımcılar her bir yaklaşımın risklerini ve potansiyel kar getirilerini anlamak için bu işe zaman ayırmalı ve şirket bilançosu detaylı bir şekilde incelemelidir.

Örnek olarak, yukarıdaki gazlı içecek şirketinde bir yatırımcı olduğunuzu ve son yıllık raporunda gelirşerin % 25 artış gösterdiğini düşünün. Gayet güzel bir sonuç gibi görünüyor, değil mi? Evet, durum kesinlikle böyle olabilir. Peki ya bu gelir artışı şirketin diğer buzlu çay şirketini satın alması sonucu gerçekleştiyse? Şirketin temel gazlı içecek işi, satışlarda % 15'lik bir düşüş gösterdiyse ve belirgin bir toparlanma umudu olmasaydı ne söyleyebilirdiniz?

İnorganik büyüme ve satın alımlar her zaman kötü şeyler değillerdir. Fakat şirketin kendi büyümesi ile ilgili bazı ciddi sorunları bu satın alımlar maskeleyebilir.

Ekleme: Yatırımcılar, bir şirketin yapabileceği satın alım işlemlerinin türlerine de dikkate etmelidirler. Örneğin, bir gazlı içecek şirketinin buzlu çay şirketini satın alması kesinlikle mantıklıdır. Peki ya şirket büyük bir alkollü içecek fabrikası satın alırsa? Yatırımcılar şirketin alkollü içecek alanına girmeye hazır olduğundan emin olabilirler mi? Peki ya şirket içecek alanında olmayan, mesela bir hazır gıda şirketini satın alırsa ne olur? İşte tüm bu noktalara dikkat edilmelidir.

Sonuç

Bu konudaki öneri, organik ve inorganik büyümenin sağlıklı bir kombinasyonunun görüldüğü şirketlerin aranması ve yatırım yapılmasıdır. Yani yatırımcılar şirketlerin karar mekanizmalarını da gözden geçirerek mantıklı bir çerçevede çizip düşünerek yatırım yapmalılar. Bu konudaki en ideal olan, her alanda başarılı olan, güçlü bir organik büyüme gösteren, alım/satım yoluyla gelirlerini artıran ve sürekli kendisini geliştiren bir şirketin bulunmasıdır.

Yani tekrar etmek gerekirse, hem içerde büyüme sağlayan hem de satın alımlarla genişleyerek daha da büyüyen bir şirket yatırımcılar için her zaman için daha güvenilirdir.

Yatırım konusunda dikkat etmeniz gereken diğer konular hakkında bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Kaynaklar:
https://www.thebalance.com/the-differences-between-organic-and-inorganic-growth-4173984
https://smallbusiness.chron.com/organic-vs-inorganic-growth-business-37311.html