MONETARİZM (PARASALCILIK) NEDİR?

Yazılar Ara 15, 2020

Monetarizm (parasalcılık), ekonomik büyümenin ana itici gününün para arzı olduğunu gösteren bir makroekonomi terimidir. Bu teoriye göre hükümetler, ekonomik istikrarı geliştirmek için para arzında büyümeyi hedefler.

Bu teoriye inanlar, para arzının ekonomiyi güçlendirip büyüttüğünü savunur. Para arzı yükseldiği zaman insanlar daha fazla talep etmeye başlar ve böylece fabrikalar da daha fazla üretir ve yeni iş alanları ortaya çıkar. Bununla birlikte, para arzının artması enflayonun da artmasına yol açar. Arz talep dengesi bozulduğunda, bu teori çerçevesinde talep arzı geçtiğinde, fiyatlar da artacaktır.

Parasalcılık Teorisinin Ortaya Çıkışı

Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazanan Amerikalı ekonomist Milton Friedman, 1976 yılında yayınladığı "Paranın Miktar Teorisi Üzerine Çalışmalar" adlı kitabında monetarizmin temel ilkelerini ortaya koymuştur. Friedman, kitabında hükümetlerin para arzını istikrarlı tutması ve temel olarak ekonominin doğal bir şekilde büyümesine izin vermek için her yıl biraz daha genişletilmesi gerektiğini savunmuştur.

Friedman, para arzının nominal GSYİH büyümesine bağlı olarak sabit bir yıllık oranla büyümesi gerektiğini önerdi. Böylelikle para arzının ılımlı bir şekilde büyüyeceğini, işletmelerin her yıl para arzındaki değişiklikleri tahmin ederek planlama yapabileceklerini belirtmiş ve aynı zamanda ekonominin istikrarlı bir oranda büyüyerek enflasyonun düşük seviyelerde tutulabileceğini de söylemiştir.

Monetarizmin Genel Özellikleri

Parasalcılık, bir ekonomideki para arzının ekonomik büyümenin temel itici gücü olduğunu belirten makroekonomik bir teoridir. Bu teorinin temelinde arz ve talep kanunu yatar. Bir ekonomik sistemde para arzı arttıkça, mal ve hizmetlere yönelik toplam talep de artar. Toplam talepteki artış, istihdamı yükseltir ve böylece işsizlik oranı azalır. Bu da ekonomik büyümeyi canlandıran bir itici güçtür.

Bu durumun bazı olumsuzlukları da bulunuyor. Uzun vadede artan talep, en sonunda arz miktarını aşacak ve piyasalarda dengesizliğe neden olacaktır. Arzın çok üzerindeki talep de kıtlık yaratır ve fiyatlar yükselir. Bu da enflasyon ortamının oluşmasına neden olur.

Monetarizmde para politikası uygulaması kullanılır ve para arzını kontrol etmek için faiz oranları ayarlanır. Faiz oranları yükseldiği zaman insanların birikim yapma dürtüsü artar ve para arzının düşmesine neden olurlar. Genişlemeci bir para politikasında faiz oranları düşürüldüğünde borçlanma maliyeti düşer. Bu da insanların daha fazla borç alarak daha fazla harcama yapmalarını sağlar ve böylece ekonomi canlanır.

Parasalcılar, merkez bankalarının hükümetlerden daha fazla güce sahip olduklarını söylerler. Bunun sebebi ise merkez bankalarının para arzını kontrol etmeleridir.

"Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur." - Milton Friedman

Monetarizmin bazı özellikleri:

  • Parasal değişkenler (GSYİH, ücret, vb.) için en belirleyici unsur paradır.
  • Para arzı, 6-24 aylık bir süre zarfı içerisinde harcamaları, gelirleri ve fiyatları etkiler. Bununla birlikte, para arzı ve enflasyon arasında görülen gecikme 12-18 aylık bir süre zarfını kapsar.
  • Para arzındaki büyüme ile nominal gelir büyümesi arasında bir ilişki bulunur. Nominal gelirin ekonomik büyümedeki etkisi, kısa vadede üretimi etkilerken uzun vadede fiyatları da etkiler.

Monetarizm Örnekleri

Federal Rezerv Başkanı Paul Volcker, 1979 - 87 yılları arasında hizmet yaptı. Volcker, parasalcılık kavramını stagflasyonu (yüksek enflasyon, yüksek işsizlik ve durgun talep) sona erdirmek için kullanan bir isimdi. 1980'de federal fon oranını %20'ye yükseltti ve para arzı büyük ölçüde azaldı. Tüketiciler de satın almayı bıraktı ve işletmeler de bu durumda fiyatları yükseltmeyi bırakmak zorunda kaldı. Bu durumun ardından kontrol dışı değişen enflasyon sona erdi ve denge sağlandı. Fakat bu yaşananlardan sonra 1980'lerdeki ekonomik resesyon patlak verdi.

2006 - 2014 yılları arasında Fed Başkanlığını yapan Ben Bernanke, Milton'un monetarizm teorisine inananlardan oldu. Fed'in ılımlı bir enflasyon ortamı yaratması gerektiğine inanan Bernanke, yıllık %2'lik resmi enflasyon hedefi belirledi ve bunu yapan ilk Fed başkanıydı oldu. Yüksek enflasyon oranının tüketicilerin uzun vadeli harcama kararlarını negatif yönde etkileyeceğine ve daha düşük bir enflasyon oranının ise deflasyona yol açabileceğine inanıyordu.

Friedman'ın Miktar Teorisi

Parasalcılığın merkezinde para arzının, paranın yılda harcandığı oranla çarpımının ekonomideki nominal harcamalara eşit olduğunu belirten bu teorinin formülü aşağıdaki gibidir:

MV = PQ

M: ekonomideki para arzı
V: paranın tedavül hızı
P: bir mal veya hizmetin ortalama fiyatı
T: satılan mal veya hizmetlerin miktarı

Monetarizmde M (para arzı) bu denklemin en önemli unsurudur. M'deki değişiklikler enflasyonu, üretimi, istihdamı doğrudan etkiler. Aynı zamanda para arzındaki değişiklikler, uzun vadede fiyat seviyelerini ve kısa vadede ekonomik görünümü de etkiler. Bu nedenle para arzındaki bir değişiklik; fiyatları, üretimi ve istihdamı doğrudan belirler.