KORONAVİRÜS ve KÜRESEL GIDA PANİĞİ

haber 25 Mar 2020

Küresel çapta bazı hükümetler, konoravirüs salgını sırasında yerel gıda kaynaklarını güvence altına almak için harekete geçmeye başladı.

Dünyanın en büyük buğday unu nakliyecilerinden birisi olan Kazakistan, buğday ununun yanı sıra havuç, şeker ve patates gibi ürünlerin ihracatını yasakladı. Sırbistan ayçiçek yağı ve diğer mal akışlarını durdurdu. Rusya ise sevkiyat yasakları konusunda kapıyı açık bıraktı ve durumu haftalık olarak değerlendirdiğini söyledi.

Gıda Ticareti Duracak Mı?


Daha net olmak gerekirse, dünyada konuyla ilgili sadece bir avuç hareket oldu ve ufukta çok daha fazlasının olduğuna dair kesin bir işaret yok. Yine de olup bitenler şu soruyu gündeme getirdi: Koronavirüs salgını sürecinde yaşanan bu durum, tedarik zincirlerini ve ticaret akışlarını daha da bozacak bir gıda milliyetçiliği dalgasının başlangıcı mı?

Londra'dan Tim Benton, “Bunun zaten gerçekleştiğini görmeye başlıyoruz - ve tüm görebildiğimiz, karantinaların daha da kötüye gideceği” dedi.

Gıda kaynakları bol olmasına rağmen lojistik engeller ve koronavirüs için alınan eşi görülmemiş tedbirler, panik alımını ve işgücü krizi tehdidini ortaya çıkardığı için gerekli ürünlerin alımı zorlaştı.

Dünyanın dört bir yanındaki tüketiciler hala stok yapıyor ve virüsün ekonomik etkisi aslında daha yeni başlıyor. Daha fazla ticaret kısıtlaması, korumacılığın/stok yapmanın genellikle yarardan daha fazla zarara neden olabileceğine dair fikir birliği mevcut. Çünkü panik alımlarıyla birlikte üretim ve tedarik sıkıntıları görmeye başlayacağız.

Koronavirüs Önlemleri ve Panik Alımları


Birçok hükümet, insanların dışarı çıkmasını engellemek adına birçok önlem aldı. Hatta bazıları oldukça ekstrem önlemler aldı. Mesela sadece acil veya temel ihtiyaçlar için dışarı çıkılmasına izin veren ülkeler var. Sokağa çıkma yasakları dalgalar halinde de dünyanın her yanına yayılmaya devam ediyor. Bağımsız danışman ve kıdemli gıda tüccarı Ann Berg, bu önlemlerin gıda politikasına yansıyabileceğini söyledi ve ekledi “Savaş zamanlarında rasyonlama (karneyle dağıtma), fiyat kontrolleri ve yerli stoklama uygulamaları yapıldığını görebilirsiniz”.

Bazı ülkeler stratejik rezervlerine katkıda bulunuyorlar. En büyük pirinç üreticisi ve tüketicisi olan Çin, zaten bir yıllık tüketim için yeterince büyük pirinç ve buğday stoklarına sahip olmasına rağmen, hükümet yerli hasattan her zamankinden daha fazla satın alma sözü verdi.

Cezayir ve Türkiye de dahil olmak üzere önemli buğday ithalatçıları da yeni teklifler yayınladı. Fas, askıya aldığı buğday ithalat vergilerini Haziran ortasına kadar sürdüreceğini söyledi.

Gıda Bağımlılığı grafiği

Hükümetler milliyetçi yaklaşımlar aldıkça, son yıllarda giderek birbiriyle bağlantılı hale gelmiş olan uluslararası gıda ticareti sistemini bozma riskiyle karşı karşıya kalıyorlar.

Kazakistan, buğday unu sevkiyatlarını durdurduğunu açıklamadan önce karabuğday ve soğan gibi diğer gıda ürünlerinin ihracatını zaten durdurmuştu. Bu son uygulaması ise çok daha büyük bir adım ve dünyanın dört bir yanında una dayalı üretim yapan şirketleri etkileme potansiyeli bulunuyor.

Bazı emtiaları sadece bir avuç ülke ihraç edilebilir malzemeler şeklinde üretiyor ve ihraç ediyor. Bu sevkiyatlarda görülecek aksamalar büyük küresel sonuçlar doğuracaktır. Örneğin, dünyanın en büyük buğday ihracatçısı ve Kuzey Afrika için önemli bir tedarikçi olarak ortaya çıkan Rusya'yı ele alalım.

Chatham House'dan Benton, “Hükümetler küresel bir arz olmasını sağlamak için kolektif ve işbirliği içinde çalışmıyorlarsa, sadece uluslarını ilk sıraya koyuyorlarsa, durumun daha da kötüleştiğini görebiliriz” dedi. Ayrıca çılgın alışverişler ve stoklama eğilimleri ciddi korumacı politikalarla birleşirse çok daha yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya kalacağımızı ekledi. Bunun sebebi ise panik alımı yapan tüketiciler nedeniyle gıda fiyatlarının yükselmesi politika yapıcıları da paniğe sürükleyecek olması.

-> Koronavirüs ve Gıda Fiyatları

Daha yüksek market faturaları büyük sonuçlar doğurabilir. Ekmek maliyetleri konusunda tarihe baktığımız zaman uzun bir huzursuzluk ve siyasi istikrarsızlık geçmişini hatırlattığını söyleyebiliriz. 2011 ve 2008 gıda fiyatlarına baktığımızda Afrika, Asya ve Orta Doğu'da 30'dan fazla ülkede gıda isyanı yaşanmıştı.

Daha önceki yaygın gıda enflasyonu dönemlerinin aksine şu anda mısır, buğday, soya fasulyesi ve pirinç gibi başlıca temel ürün stokları oldukça fazla. Son on yılın artışlarını başlangıçta iklim sorunları neden olurken, uygulanan politikalar sonuçları daha da kötüleştirdi. 2010 yılında Rusya, buğday mahsulüne zarar veren rekor bir sıcaklık dalgası yaşamıştı. Hükümet, yerli tüketicilerin yeterli miktarda gıdaya sahip olduğundan emin olmak için ihracatı yasaklayarak bu duruma karşılık vermişti.

Birleşmiş Milletler'in küresel gıda fiyatları endeksi Şubat 2011'de rekor seviyeye ulaştı.

BM Gıda ve Tarım Örgütü'nün baş ekonomisti Maximo Torero, “Şu anda karşılaştığımız sorun göz önüne alındığında, bu tür politikaları hayata geçirme zamanı değil. Aksine, işbirliği yapma ve koordinasyon zamanı.” dedi.


Kaynak: https://www.bloomberg.com/news/articles/2020-03-24/countries-are-starting-to-hoard-food-threatening-global-trade