RİSK (GİRİŞİM) SERMAYESİ NEDİR?

Yazılar Mar 16, 2020

Finansal kaynak arayan start-up, firma veya yeni fikirleri olan girişimcilerin, risk almaya hazır ve yeni fikirleri destekleyen, uzun vadeli yatırım düşünen yatırımcılarla biraraya gelmesi girişim sermayesini oluşturur diyebiliriz.

Start-up'ların finansmana ihtiyacı olduğunda girişim sermayesini düşünebilirler. Bir girişim sermayesi şirketinden fon almak, geleneksel krediler için onay alamayan yeni işletmelere belirli avantajlar sunabilir.

Risk  Sermayesi kavramının orijinal karşılığı Venture Capital’dir (VC). Kader, cüret, cesaret anlamına  gelen venture terimi, yöntemin özüne uygun biçimde genellikle yeni veya spekülatif yatırım  konusunda istekli olan girişimcilerin sermayelerine katkıda bulunan veya bu yatırımlar için  kullanılabilen kaynak anlamında kullanılmaktadır.
Venture capital; cesaret sermayesi veya Sermaye Piyasası Kurulu tebliğlerinde yer aldığı şekliyle girişim sermayesi gibi farklı terimlerle ifade edilse de en bilinen kullanımı Risk Sermayesi’dir. Teknoloji ağırlıklı sanayileşme stratejisinin benimsendiği  başta ABD, İngiltere, Fransa, Japonya, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerde özellikle II.Dünya  Savaşın’ndan sonra ortaya çıkan risk sermayesi genel olarak dinamik, yaratıcı ancak finansal gücü  yeterli olmayan girişimcilerin yatırım fikirlerini gerçekleştirmeye olanak tanıyan bir yatırım finansmanı biçimi olarak tanımlanabilir. [1]

Risk Sermayesi Nedir?


Risk sermayesi (girişim sermayesi veya venture capital) bir tür özel sermaye yatırımıdır. Bir risk sermayesi şirketi veya bireysel yatırımcı, fonlamayı uzun vadede büyüyebilecek girişimlere doğru genişletir. Burada amaç öncelikle yeni kurulmuş ve büyümek için finansmana ihtiyaç duyan şirketlerdir.

Risk sermayesinin arkasındaki fikir, şirkete yatırım yapan firmaların veya bireylerin, eğer şirket başarılı olursa, uzun vadede önemli bir kazanç elde edebileceğidir. Risk sermayesi bir kredi değildir, bu nedenle start-up'lar risk sermayesi şirketine aylık geri ödeme yapmazlar. Bunun yerine, risk sermayesi yatırımcıları şirketlere yaptıkları özsermaye yatırımları üzerinden geri ödeme alırlar.

Yani risk sermayesi bir getiri elde etmek için daha uzun bir zaman dilimi gerektirir. Bunun doğruluğunu risk sermayesini bir hisse senedi ya da yatırım fonuna yapılan yatırımlarla karşılaştırdığımızda kolaylıkla görebiliriz.

Risk Sermayesi’nin Fon Kaynakları


-Ticari Bankalar: Bazı ülkelerde devlet  küçük girişimcilerin korunmasıve teşvik edilmesi için bankaları risk sermayesi yatırımlarına yönlendirmektedir. Türkiye’de enflasyonun neden olduğu belirsizlik ve sermaye piyasanın gelişmemiş olması bankaları engelleyen faktörlerdir.

-Yatırım Bankaları: Birçok yatırım bankası kârlılık ve başarı beklentisi yüksek teknolojiye yönelik, genç ve küçük işletmelerin halka açılmasına aracılık etmek için rekabet etmektedir.

-Sigorta Şirketleri: Genellikle başlangıç aşamasında küçük bir payla yatırıma girmektedir. Başlangıçta fazla yüklenmek istemedikleri söylenebilir.

-Yatırım Grupları: Bazı zengin, serbest meslek sahipleri ve üst düzey yöneticiler ve bazı şirketler bir araya gelerek yatırım grupları oluştururlar.

-Vakıflar: Ellerindeki fonları gelir sağlamak amacı ile genellikle menkul değerlere yatırırlar. Ancak vakıflar, fonlarının belirli bir bölümünü de yüksek risk yüksek kazanç beklentisi içinde değerlendirmek eğilimindedir. Bu amaçla fonlarını risk sermayesi yatırımlarına yöneltirler.

-Yatırım Fonları: Risk sermayesi yatırım fonları portföylerinde diğer yatırım fonlarına oranla daha  çok sayıda küçük ve yeni faaliyete geçmiş şirketlere ait hisse senetleri bulundururlar.

-Üniversiteler, Kamu  Kuruluşları: Artan eğitim masrafları nedeniyle üniversiteler, az riskli, az  kazançlı yatırım stratejisinden vazgeçerek daha yüksek kazanç getiren dolayısıyla yüksek risk almayı gerektiren portföyler oluşturmaya yönelmişlerdir. Üniversite sanayi işbirliği ile birer teknoloji üretim merkezi olan teknoloji parkları kurulmaktadır. Üniversitenin sağladığı hizmetler,  yönetsel finansal, fiziksel olmak üzere çok yönlüdür. Fon kaynakları; vakıf, devlet, üniversite, şahıs, şirket, finansal kuruluşlar tarafından sağlanmaktadır. Devlet, üniversiteler yanında bazı kamu kuruluşları ile teknolojik gelişmeyi sağlamaktadır.

-Özel Sermaye Kuruluşları: Çok zengin, köklü ailelerden oluşurlar. Özel sermaye kaynakları “bizi aramayın, biz sizi buluruz” stratejisi ile hareket ederler. Girişimcilere ofis, sekretarya, sigorta konularında yardım sağlarlar.

-Nakit Zengini Şirketler: Büyük  şirketler, özel yatırım gruplarını ve bunların personellerini  yeni  yatırımlara davet ederler. Bu şirketlerin yatırım stratejileri, kendileriyle aynı pazar doğrultusundaki yatırımlara finansman sağlamaktır. [1]

Risk Sermayesi Yatırımının Avantajları


Risk sermayesine yatırım yapmanın en büyük avantajı, yatırım yaptığınız şirket veya şirketler başarılı olursa büyük finansal kazançlar elde etme potansiyeline sahip olmanızdır. Örneğin, eğer başlangıçta oldukça başarılı bir halka arz mevcutsa, şirketteki özsermaye payınızın değeri bir gecede yükselebilir. Daha sonra şirketteki hisselerinizi satarsanız, sonuç olarak önemli miktarda kar elde edersiniz.

Risk sermayesi yatırımcılığını melek yatırımcılık* gibi de düşünebilirsiniz. Firmaların ve yatırımcıların bir şekilde ileriye dönük ödeme yapmasına ve kendileri için anlamlı olan işletmeleri veya endüstrileri destekleme şansı vardır. Eğer bir risk sermayesi yatırımı bir özkaynak değişimini içeriyorsa, yatırımı yapan firma veya birey de şirketin karar alma ve yönetiminde rol alma olanağına sahip olabilir.

*Melek Yatırımcı: Girişimlere genellikle hisse veya hisse senedine çevrilebilir borç karşılığı sermaye sağlayan zengin kişi.

Risk Sermayesi Yatırımının Dezavantajları


Risk sermayesine yatırım yapmanın en büyük dezavantajı, son derece riskli olabilmesidir. Risk sermayesi firmaları genellikle yeni kurulan şirketleri araştırmak için gerekli kaynaklara ve araçlara sahiptir ve hangi şirketlere fon sağlayacağına karar verirken seçici davranırlar. Bununla birlikte, hangi şirketlerin başarılı olup olmayacağı hakkında bir fikir sahibi olmak için yeterli uzmanlık ve bilgiye de sahiptirler. Fakat insan her zaman doğru sonuca varamayabilir, yani bilgi ve uzmanlık olsa da söz konusu firma veya girişim hakkında yanılabilirler. Bu da ciddi finansal kayıplara yol açabilir.

Bu yüzden VC firmaları çoğu kez aynı anda birden fazla işletmeye yatırım yaparlar. Riski çeşitlendirmek ve ideal olarak en aza indirmek için yatırım varlıklarını birden fazla şirkete yayarlar. Firmanın desteklediği bir veya daha fazla girişim başarısız olursa, bu zararları büyüdükçe dengeleyebilecek başka şirketler de bulunur.

Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı (GSYO) Nedir?


GSYO olarak adlandırılan Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları kayıtlı sermayeli olarak kurulan ve çıkarılmış sermayelerini esas olarak girişim sermayesi yatırımlarına yönelten ortaklıklardır. GSYO girişim sermayesi yatırımlarının gerçekleştirilmesinde kullanılan araçlardan biridir. Sonuçta girişim sermayesi yatırımı bir yatırım kararı olup, bunu kişiler veya herhangi bir şirket de yapabilir.
Bir GSYO aynı zamanda bir kurumsal yatırımcı ve bir sermaye piyasası kurumudur. Bu sebeple GSYO'ların faaliyetlerinde sermaye piyasası mevzuatına uyum sağlaması gerekmektedir.
Portföyündeki girişim sermayesi yatırımlarından kar sağlayan girişim sermayesi yatırım ortaklığı, yılsonunda bu karı ortaklarına temettü olarak dağıtabilmekte ve böylece girişim sermayesi gelirini ortaklarına aktarabilmektedir.
Girişim sermayesi yatırım ortaklıkları girişim sermayesi yatırımlarına portföy değerlerinin en az % 50'si oranında yatırım yapmak zorundadırlar. Asgari % 50 oranı sağlanamazsa SPK'ya başvurulur ve SPK yapacağı değerlendirmede bir defaya mahsus olmak üzere ortaklığa bir yıl süre tanıyabilir. [2]

Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Nedir?


Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, nitelikli yatırımcılardan katılma payları karşılığında toplanan paralarla, pay sahipleri hesabına inançlı mülkiyet esaslarına göre Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) tarafından belirlenmiş varlık ve işlemlerden oluşan portföyü işletmek amacıyla portföy yönetim şirketleri ve girişim sermayesi portföy yönetim şirketleri tarafından süreli olarak kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan malvarlığıdır.
Fonların portföyünde yer alabilecek varlık ve işlemler aşağıdaki gibidir:
a) Girişim sermayesi yatırımları,
b) Özelleştirme kapsamına alınanlar dahil Türkiye'de kurulan anonim ortaklıklara ait paylar, özel sektör ve kamu borçlanma araçları,
c) 7/8/1989 tarihli ve 89/14391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar hükümleri çerçevesinde alım satımı yapılabilen, yabancı özel sektör ve kamu borçlanma araçları ve anonim ortaklık payları,
ç) Vadeli mevduat ve katılma hesabı,
d) Yatırım fonu katılma payları,
e) Repo ve ters repo işlemleri,
f) Varantlar ve sertifikalar,
g) Kira sertifikaları ve gayrimenkul sertifikaları,
ğ) Takasbank para piyasası işlemleri,
h) Türev araç işlemlerinin nakit teminatları ve primleri,
ı) Kurulca uygun görülen özel tasarlanmış yabancı yatırım araçları ve ikraz iştirak senetleri,
i) Kurulca uygun görülen diğer yatırım araçları. [3]

Sonuç

Risk sermayesi, yeni başlayanlar için cazip bir yatırım seçeneği olabilir. Bir yatırım olarak, risk sermayesi büyük getiriler sağlayabilir fakat tekrarlamak gerekirse, genellikle paranızla daha büyük risk almayı içerir. Bu nedenle risk yönetimi, iyi araştırma ve bilgi birikimi önemlidir.


Kaynaklar:
[1]https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/31994
[2]https://www.spk.gov.tr/Sayfa/Index/16/5
[3]https://www.spk.gov.tr/Sayfa/AltSayfa/1213