ENFLASYON NEDEN YÜKSELİR?

Yazılar Nis 24, 2020

Ekonomistler ve çeşitli yorumcular arasında enflasyonun mal ve hizmet fiyatlarındaki genel artışlarla ilgili olduğu konusunda neredeyse tam bir görüş birliği bulunur.  İşsizlikteki düşüş veya ekonomik faaliyetteki artış potansiyel bir enflasyon tetikleyicisi olarak görülür. Emtia fiyatlarındaki artışlar veya işçi ücretleri gibi diğer bazı tetikleyiciler de potansiyel tehditler olarak kabul edilmektedir.

Birçok iktisatçı enflasyonun spekülatif satın alımlara neden olduğunu savunuyorlar. Enflasyon, emeklilerin ve düşük gelirli kişilerin gerçek gelirlerine zarar veriyor ve birçok probleme yol açıyor. Aynı zamanda enflasyonun ekonomik büyümeyi de zayıflattığı iddia ediliyor. Fiyatlarda görülen genel bir artış neden belli kişilere zarar veriyor? Bu fiyat artışları neden ekonomik büyümeyi zayıflatır? Öğrenmek için okumaya devam edin.

Enflasyon Nedir?


Enflasyon, bir ekonomide mal ve hizmet fiyatlarının yükselme oranının bir ölçüsüdür. Daha önceki makalelerimizde enflasyonun ne olduğunu ve nasıl hesaplandığını ele almıştık. Buraya tıklayarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

Enflasyon, hammadde gibi nedenlerle üretim maliyetlerindeki artışın ardından ortaya çıkabilir. Ürün ve hizmetlere yönelik talep artışı, tüketicilerin satın alma isteğinin yükselmesiyle birlikte enflasyona yol açabilir. Bu durumda da bazı şirketler, ürünlerine yönelik talebin artmasının bir sonucu olarak daha fazla ücret talep ederek enflasyondaki paylarını alırlar.

Enflasyon; konut, gıda, tıbbi bakım ve kamu hizmetleri gibi ihtiyaç temelli masraflar ve kozmetik, otomobil ve mücevher gibi diğer masraflar da dahil olmak üzere neredeyse tüm ürün veya hizmetlerde ortaya çıkabilir. Eğer enflasyon bir ekonomide olağan bir durum haline gelirse, geleceğe yönelik enflasyon beklentisinin tüketiciler ve işletmeler tarafından artması endişelere sebep olur.

ABD'deki Federal Rezerv de dahil olmak üzere gelişmiş ekonomilerin merkez bankaları enflasyonu sürekli izlerler. Fed'in standart olarak yaklaşık %2'lik bir enflasyon hedefi vardır ve fiyatlar çok fazla veya çok hızlı yükselirse para politikasını değiştirerek enflasyonla mücadele etmeye odaklanır.

Enflasyonun endişe kaynağı olması çok normaldir. Bunun sebebi ise enflasyonun eldeki birikmiş paranın yarın daha az değerli olacağını göstermesidir. Enflasyon tüketicilerin satın alma gücüne zarar verir ve emekliliklerine bile olumsuz etki yaratabilir. Örneğin, bir yatırımcı hisse senedi ve tahvil yatırımlarından %5 oranında getiri elde ettiyse ve enflasyon oranı da %3 ise, yatırımcı reel olarak sadece %2 oranında kazanmış olur. Peki enflasyonu yükselten faktörler neler? Enflasyonun etkileri tam olarak nedir? Gelin inceleyelim.

Enflasyonu Yükselten Faktörler Nelerdir?


Bir ekonomide fiyatları veya enflasyonu artırabilecek çeşitli faktörler vardır. Genellikle enflasyon, üretim maliyetlerindeki bir artıştan veya ürün ve hizmetlere olan talepteki artıştan kaynaklanır. Genel olarak 4 ana başlık altında bu faktörleri ele alabiliriz:

1.Maliyet Enflasyonu: Maliyet enflasyonu, hammadde gibi üretim maliyetlerindeki artış nedeniyle fiyatlar yükseldiğinde gerçekleşir. Daha yüksek üretim maliyetleri nedeniyle arz yükselirken talep değişmez. Sonuç olarak, ek üretim maliyetleri, ürünlere daha yüksek fiyatlar şeklinde yansır. Olası maliyet enflasyonunun işaretlerinden birisi, büyük üretim girdileri olduğu için petrol ve metal gibi yükselen emtia fiyatlarında görülebilir. Örneğin, bakırın fiyatı yükselirse, ürünlerini yapmak için bakır kullanan şirketler mallarının fiyatlarını artırabilir. Ürüne olan talep bakır talebinden bağımsızsa, işletme tüketicilere yüksek hammadde maliyetlerini yansıtmaya başlar. Sonuç olarak tüketilen ürünlere yönelik talepte herhangi bir değişiklik olmadan fiyatlarda artış gerçekleşmiş olur. Ayrıca, bazı şirketler nitelikli adayları cezbetmek için üretleri artırabilir. Bu artış da maliyet enflasyonuna yol açabilir. Son olarak doğal afetler de fiyat artışına yol açabilir. Örneğin, bir sel/fırtına felaketi mahsulleri yok ederek ürün fiyatının artışına yol açabilir.

2.Talep Enflasyonu: Talep enflasyonu, btüketicilerin bir ürün veya hizmet için talebinin artması sonucunda oluşabilir. Stadndart olrak bir ekonomide ürüne olan talep arttığında fiyatlar da artar ve sonuç olarak talep enflasyonu gerçekleşir. Tüketici güveninin yüksek olduğu zamanlarda (işsizlik oranı düşük olduğunda ve gelirler arttığında) tüketici harcamaları da artma eğilimi gösterir.

Belirli bir mal veya hizmete olan talep arttıkça, mevcut arzda azalma görülür. Daha az ürün mevcut olduğunda, tüketiciler, arz ve talep ilkesine bğalı olarak söz konusu ürünü elde etmek için daha fazla ödeme yapmaya istekli olurlar. Bu da yüksek fiyatlara ve talep enflasyonuna yol açar. Ek olaraki eğer şirketler özellikle popüler ürünler üretiyorlarsa, enflasyonda büyük rol oynarlar. Çünkü bir şirket, tüketicilerin artan talebini ve para harcamaya olan isteklerini görerek fiyatları yükseltebilir.

3.Gayrimenkul Piyasası: Yıllarca gayrimenkul sektöründe iniş ve çıkışlar olduğunu gördük. Ekonomi  genişlediğinde ve büyüdüğünde konutlara olan talep artarsa konut fiyatları da yükselecektir. Böyle bir durumda sadece gayrimenkul sektörü değil, gayrimenkulün yan sektörleri de etkilenir. Söz konusu seöktörler kereste, çivi, çelik gibi konutlara yönelik sektölerdir. Konutlara olan talep arttıkça bu sektörlere olan talep de artar ve fiyatlar otomatik olarak yükselir.

4.Parasal Genişleme Politikaları*: Hükümetler tarafından uygulanan parasal genişleme politikları hem işletmeler hem de tüketiciler için ihtiyari gelir miktarını artırabilir. Bir hükümet vergileri keserse, işletmeler bunu sermaye iyileştirmeleri, çalışanların tazminatı veya yeni işe alımları için harcayabilir. Tüketiciler de daha fazla mal satın alabilirler. Hükümet ayrıca altyapı projelerine yapılan harcamaları artırarak ekonomiyi canlandırabilir. Sonuç, mal ve hizmetlere olan talebin artması ve buna bağlı olarak fiyat artışlarıdır.

*Parasal genişleme, merkez bankasının ekonomiyi teşvik etmek için elindeki araçları kullanmasıdır. Bu para arzını artırır, faiz oranlarını düşürür ve toplam talebi yükseltir. Gayri safi yurtiçi hasıla ile ölçülen büyümeyi artırır. Aynı zamanda para biriminin değeri düşmesiyle döviz kurları da düşer.

Emtia Fiyatlarındaki Artışlar Enflasyona Neden Olur Mu?


Avusturyalı ekonomist Frank Shostak, bu konuya bir blog yazısında değinmiş:

“Çoğu iktisatçıya göre, genel fiyat artışlarının arkasındaki önemli bir faktör emtia fiyatlarındaki artışlardır. Emtia fiyatlarındaki artış, zimmete para geçirmeyle ilgili değildir. Örneğin, gerçek bir piyasa ekonomisinde diğer malların fiyatlarına oranla petrol fiyatlarında görülen artış, kişilerin talebindeki değişikliklerin bir yansımasıdır. Ayrıca, petrolün fiyatı yükselirse ve insanlar eskisi gibi aynı miktarda petrol kullanmaya devam ederse, insanlar petrole daha fazla para vermek zorunda kalırlar. Kişilerin gelirleri değişmezse (artmazsa), diğer mal ve hizmetler için ellerinde daha az para bulunur.
Bu da diğer mal ve hizmetlerin ortalama fiyatının düşmesi gerektiğini bize gösterir. Bu arada unutmamak gerekiyor, örneğimize göre kişilerin gelirleri sabit kaldı, petrolün fiyatı yükseldiği için petrole ödenen ücret arttı ve diğer mal ve hizmetlere ayırdıkları para azaldı. Bu nedenle, genel olarak mal ve hizmet fiyatlarındaki artış, petrol fiyatının yükselme oranıyla değil, para arzının büyüme oranı ile sınırlandırılacaktır. Ardından, petrol gibi bir emtia fiyatındaki artışı takip eden fiyatlarda görülen sözde genel artışın, aslında para arzındaki artıştan kaynaklandığı sonucuna varabiliriz.
Para arzındaki değişikliklerin fiyatlarda değişikliklere yol açıp açmayacağının istatistiksel korelasyon ile tespit edilemeyeceğini düşünüyoruz. İki değişken arasındaki istatistiksel korelasyonun veya eksikliğinin nedensellik oluşturmada belirleyici faktör olmaması gerektiğini öneriyoruz.”**

Enflasyon Kime Yarar?


Tüketiciler enflasyondan çok az fayda görürken, yatırımcılar enflasyondan etkilenen piyasalarda varlık tutuyorlarsa bu durumu değerlendirebilirler. Örneğin, enerji sektörüne yatırım yapanlar, enerji fiyatları yükseldiğinde hisse senedi fiyatlarında artış görebilirler. Bazı şirketler ise ürünlerine olan talep arttığı zaman yükselen fiyatların ve enflasyonun meyvelerini toplarlar. Mesela ekonomi büyürken konut talebi yükselirse konut sektöründeki şirketler gerçekten iyi kazanabilirler. Bir başka deyişle, enflasyon işletmelere fiyatlandırma gücü sağlayarak kar marjlarını artırabilir.

Bununla birlikte, üretim maliyetlerindeki artışın bir sonucu olarak şirketler enflasyondan zarar da görebilirler. Şirketler yüksek maliyetleri daha yüksek ürün fiyatlarıyla tüketicilere aktaramazlarsa risk altında kalırlar.


Kaynaklar:

Federal Reserve Bank of St. Louis.https://www.stlouisfed.org/education/economic-lowdown-podcast-series/episode-4-inflation
** https://www.cobdencentre.org/2016/12/why-inflation-is-not-about-general-increases-in-prices