EKONOMİDE İŞSİZLİK

Yazılar Eki 07, 2019

Türkiye gündemine uzunca bir süre oturan ve konuşulan işsizlik kanayan yaramız olmaya devam ediyor. Üniversite mezunlarının iş bulmakta zorlandığı bu devirde ekonominin durumu ve yapılması gerekenler çokça konuşulsa da yeterli adımların atılmamasıyla birlikte işsizlik oranı ve mutsuzluk ne yazık ki göz ardı edilemeyecek boyuta ulaştı.

İşsizlik basitçe aktif olarak iş arayan bir kişi iş bulamadığında ortaya çıkar ve ekonominin ne kadar sağlıklı bir durumda olduğuna dair bir ölçü olarak kullanılır. Peki ekonomide işsizlik nasıl yorumlanır ve teknik olarak işsizliğin sonuçları nelerdir? İşsizliğe dair tüm soru işaretlerini bu yazımda silmeye çalışacağım.

İŞSİZLİK NEDİR?


İşsizlik, çalışmak isteyen kişilerin iş bulamaması ve buna bağlı olarak düşük ekonomik verim anlamına gelir. Yüksek işsizlik oranları ekonomik sıkıntıya işaret ederken aşırı düşük işsizlik oranları da ısınmış bir ekonomiye işaret ediyor olabilir. İşsizlik verileri devlet kurumları tarafından çeşitli şekillerde toplanır ve yayınlanır.

İşsizlik kilit bir ekonomik göstergedir. Daha fazla işsiz daha az toplam ekonomik üretim gerçekleşeceği anlamına gelir. İşsizlerin işsizlik dönemlerinde en azından geçimlerini sağlayabilmeleri için tüketim yapmayı sürdürmeleri gerekecektir. Bu durum da temel tüketim oranlarının artışına sebep olacaktır. Yüksek orandaki ve sürekli olan işsizlik, bir ekonomide ciddi sıkıntılara işaret ederken sosyal ve politik karışıklıklara yol açabilir.

Öte yandan, düşük bir işsizlik oranı, ekonominin tam kapasitesine yakın üretim yapmasına, üretimi maksimize etmesine, ücret/maaş artışının yapılmasına ve zaman içinde yaşam standartlarını artırma ihtimalinin daha yüksek olması anlamına gelir. Bununla birlikte, aşırı düşük orandaki işsizlik, enflasyon baskısına ve ek çalışanlara ihtiyaç duyan işletmeler için sıkı koşulların varlığına işaret ediyor olabilir.

İşsizliğin tanımı açıkken, ekonomistler işsizliği birçok farklı kategoriye ayırıyorlar. En geniş iki işsizlik kategorisi gönüllü ve istemsiz işsizliktir. İşsizlik gönüllü olduğunda, bir kişi işini isteyerek isteyerek başka bir iş aramak için bırakmış demektir. İstemsiz olduğunda, kişinin işten atıldığı veya işten çıkarıldığı ve şimdi başka bir iş araması gerektiği anlamına gelir.

İŞSİZLİĞİN NEDENLERİ


Belirli sektörlerde veya şirketlerde rekabet etmek işsizliğe neden olabilir. Bilgisayarlar veya robotlar gibi ileri teknoloji, işçi görevlerini makinelerle değiştirerek işsizliğe neden oluyor. Dış kaynak kullanımı da işsizliğin önemli bir nedenidir. Bu durum özellikle teknoloji, çağrı merkezleri ve insan kaynaklarında yaygındır.

Türkiye’de ise birçok şirket kaliteden ziyade maliyet odaklı bir yönetim anlayışına sahiptir. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre, Türkiye’de aşırı çalışma (haftada 48 saatten fazla) oranı %30'dur. Bu oran küresel çapta ortalama %15 civarındadır. Bu nedenle Türkiye'de çalışanlardan alınan verim genellikle azdır ve şirketlerin büyümesi buna bağlı olarak yavaştır.

Şirketler işe alımlarda isteksiz ve zayıf kalıyorlar. İstihdamdaki vergi yükleri sebebiyle işçi çalıştırmanın maliyetli olması bunun en büyük sebebidir.

Ülkemizde genç nüfusun yüksek oluşu iç gücüne katılımın hızla artmasına ve buna bağlı olarak iş olanaklarının talebi karşılayamamasına neden oluyor.

Özellikle eğitim sisteminde görülen eksikliklerin piyasalarda iş arayanların ve iş verenlerin uyumsuz olmasına yol açabiliyor. Yani iş verenler kendi kriterlerine uygun bilgide işçi bulmakta zorlanabilirken işçilerin de kendi bilgi ve becerilerine uygun iş bulamaması sık rastlanan bir durumdur.

TÜRKİYE İŞSİZLİK VERİLERİ

İşsizlik oranının yıllara göre dağılımı
Kaynak: tr.tradingeconomics.com

Yukarıdaki veriler incelendiğinde işgücü artışı kadar istihdam artışı sağlanamadığından işsizliğin arttığını söyleyebiliriz. Bu verilere göre işsizlik oranının hesaplanması nasıl olur? Aşağıda formüllerle Türkiye'de en güncel işsizlik oranı verilmiştir:

Kaynak: mahfiegilmez.com

İşsizlik ölçümünde kullanılan bazı formüller:

İşsizlik oranı = (İşsiz Sayısı / İşgücü) * 100

İşgücüne Katılım = (İşgücü / Çalışma Çağındaki Nüfus (Aktif Nüfus)) * 100

İstihdam Oranı = (Çalışanlar/Aktif Nüfus)*100

Bağımlılık Oranı = (Çalışmayan Kişi Sayısı/ Aktif Nüfus)*100

TÜİK'in açıkladığı son verilerde Türkiye genelinde 15 ve üzeri yaştakilerde işsiz sayısı, ocak ayında geçen  yıla göre 1 milyon 259 bin kişi artarak 4 milyon 668 bin kişiye çıktı.

Türkiye'deki işsizlik oranının 14,7 olduğunu görüyoruz (Nisan 2019).

Açıklanan işsizlik verilerine dair Mert Yılmaz'ın 17 Ağustos tarihli yorumunu aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:

İŞSİZLİĞİN SONUÇLARI


Birey için işsizliğin sonuçları hem maddi ve hem de manevi olarak yıkıcıdır. İşsizlik %5 veya %6'nın üzerine çıkarsa ekonomide ciddi problemler oluşur ve ülke için yıkıcı boyutta olabilir. Çok sayıda insan işsiz olduğunda, ekonomide büyüme yavaşlar ve tüketici harcamaları artacağından dışa bağımlılık da artacaktır. Bu da ülke adına zorlu ve yıpratıcı bir süreçtir. Eğer işsizlik oranı yüksek seviyelerde kalmaya uzun süre devam ederse, ekonomide resesyon derinleşebilir, hatta iktisadi depresyona sebep olabilir.

İşsizliğe çözüm konusunda nasıl adımlar atılması gerektiği konusunda Mahfi Eğilmez'in şu sözlerine öncelik verilmelidir:

"Bir sorunu çözebilmek için önce o sorunu doğuran nedenleri saptamak gerekir. Türkiye’de işsizlik niçin yüksek? Türkiye’de işsizlik oranı 2000’ler öncesinde ortalama yüzde 7,5 dolayındaydı. İşsizlik niçin yüzde 7,5’dan iki haneli oranlara yükseldi? Bunun ilk nedeni 2001 krizi, ikinci nedeni de Türkiye’yi asıl olarak 2009 yılından başlayarak etkileyen küresel krizdir. Bu iki krizde birçok işyeri kapandı, açık kalanlar ise işçi çıkartmak zorunda kaldı. Her ne kadar büyüme bu dönemde ortalama olarak yüzde 6’ya yakın gerçekleşmiş olsa da enflasyonun yüzde 10’a yakın olması, tasarrufların ve yatırımların düşük kalması, büyümenin istihdam yaratmaktan nispeten uzak sektörlerden kaynaklanması işsizlik sorununu çözmek bir yana artıran gelişmeler oldu" (İşsizlik Sorunu Nasıl Çözülür, 2018).


İşsizlik, her şey üzerinde büyük bir etkiye neden olan, ancak genellikle göz ardı edilen ciddi bir sosyal ve ekonomik sorundur. Sebeplerini ve bunun nasıl daha iyi ele alınabileceğini belirlemek için işsizliği değerlendiren daha güçlü bir sistem kurulması gerektiği açıktır.



Kaynaklar:

mahfiegilmez.com
corporatefinanceinstitute.com
thebalance.com
tr.tradingeconomics.com
investopedia.com