BEAR STEARNS NEDEN BATTI?

Yazılar Tem 23, 2020

Bear Stearns; Büyük Buhran'dan sağ çıkan, ancak Büyük Durgunluk'a yenilen bir yatırım bankasıydı. 1923 yılında kurulan şirket, dünyanın en büyük yatırım bankalarından birisi oldu.

2006 yılındayken 9 milyar dolar gelir elde etti, 2 milyar dolar kar elde etti ve dünya çapında 13.000'den fazla çalışan istihdam etti. 2007 yılında borsa sermayesi 20 milyar dolardı. Bu saygın firma, birçok başarılı finansal hizmetler sunarken açgözlülüğü nedeniyle hedge fon işine girdi ve sonu geldi. Zincirleme şekilde yapılan hatalar, 2008 ekonomik krizini getirdi ve Mart 2008'de Bear Stearns tamamen yok oldu.

Bear Stearns Nedir?

Bear Stearns, 1923 yılında kurulan ve 2008 ekonomik krizi sırasında çökmüş, New York merkezli bir küresel yatırım bankası ve finans şirketidir. Yüksek seviyede kaldıraçla satın alınan hedge fonlarında tutulan teminatlı borç yükümlülüklerine ve toksik varlıklara maruz kalması ölümüne yol açtı.

Bear Strearns şirketi 1923 yılında kuruldu ve 1929'da yaşanan borsa çöküşünden sağ kurtuldu ve dünya çapında şubeleri olan küresel bir yatırım bankası haline geldi. Etkili yönetim ve risk alma stratejileri sayesinde, Bear Stearns küresel ekonomide büyümeye devam etti. 2000'li yılların başlarında, Bear Stearns dünyanın en büyük yatırım bankaları arasındaydı ve Wall Street'in yatırım bankaları panteonunun saygın bir üyesiydi.

Bear Stearns birçok finansal hizmet sundu. Bu hizmetleri sunarken teminatlı borç yükümlülüklerinden (CDO'lar) ve diğer menkul kıymetler borç piyasalarından kâr sağlamak için yükselen kaldıraç oranları kullanan hedge fonları kullanmıştır. Nisan 2007'de konut piyasasında başlayan problemlerin ardından hedge fonlarının aslında büyük riskler taşıdığı görülmeye başlandı.

Kaynak: ft.com

Bear Stearns'in Çöküşü

Konut piyasasının çöküşü, tüm finansal sistemi sürpriz bir şekilde yakaladı. Bunun sebebi, finansal sistemin büyük bir kısmının türev piyasasını destekleyen bir konut piyasasının temeline dayanıyor olmasıydı. Bear Stearns fonları, bu sözde piyasa temelleri üzerindeki kaldıracı daha da yükseltmek adına çeşitli teknikler kullandı. Bu teknikleri kullanan hedge fonları, şirket içinde devasa kayıplar vermiş ve şirketin milyar dolarlık zarara uğramasına yol açmıştır. Bu durum Bear Stearns için çok kötü bir haberdi, ancak şirketin 20 milyar dolarlık bir piyasa değeri olduğu için verilen kayıpların yönetilebilir ve telafi edilebilir olduğu kabul edilmişti.

Kasım 2007'de ise Wall Street Journal, Bear'ın CEO'sunu eleştiren bir makale yayınladı. James Cayne, şirketi kurtarmaya odaklanmak yerine poker gibi kötü alışkanlıklarla vaktini harcamakla suçlandı. Makale, Bear Stearns'ın itibarını daha da bozdu.

Yaşanan bu kayıplar ve çöküntü sonucunda Bear Stearns 80 yıllık varlığı içinde ilk kez çeyreklik zarar gördü. Derecelendirme kuruluşları ise Bear Stearns'ın kredi notunu düşürmeye başladı. Bunun sonucunda, firma likit olmayan varlıklara terk edildi. Şirket fonları tükendi ve Mart 2008'de Vadeli Borç Verme Tesisi (TSLF) aracılığıyla kredi garantisi için Federal Rezerv'e gitti. Ardından firma bir başka düşüş daha yaşadı ve 13 Mart geldiğinde Bear Stearns tamamen çökmüştü.

Bear Stearns'ın varlıkları, JPMorgan Chase'e satıldı. Fed, JPMorgan Chase'e borç vermişti ve bu borçla Bear Strearns'ın varlıkları alınmıştı. Bear Stearns'ın bu kadar ucuza satılmasının nedeni, o zamanlar hiç kimsenin hangi bankaların toksik varlıklar tuttuğunu veya bu zararsız görünen varlıkların bilançoda ne kadar büyük bir lekeye neden olabileceğini bilmemesidir.

Bear Stearns'ın likiditie sorunuyla çökmesi, diğer yatırım bankalarında da sıkıntılara neden oldu. Dönemin en büyük bankaların çoğu, Lehman Brothers, Citigroup ve Merrill Lynch de dahil olmak üzere toksik yatırımlara yoğun bir şekilde maruz kaldı.

Bear Stearns Çöküşünün Etkileri

Bear'ın çöküşü, Wall Street'te bir panik havası oluşturdu. Bankalar, en saygın isimler de dahil olmak üzere hiç kimsenin portföyünde bulunan kötü borcun nereye ait olduğunu bilmediğini fark etti. Bu da bankaların birbirlerine kredi vermek istemediği bir bankacılık likidite krizine neden oldu.

Chase CEO'su Jamie Dimon, hem Bear Stearns'ı hem de başarısız bir banka olan Washington Mutual'ı satın aldığı için pişman oldu. Bu iki satın alma, Chase için 13 milyar dolara mal oldu. Ek olarak, Bear'ın başarısız işlemlerini sona erdirmek Chase'e bir 4 milyar dolara daha mal oldu. Hepsinden kötüsü, Chase'in itibarının yatırımcıların gözünde zedelenmesi ve büyük güven kayıpları yaşanmasıydı. Bu güven kaybı neticesinde Chase'in hisseleri yaklaşık 7 yıl boyunca düşük seviyede kaldı.